Make your own free website on Tripod.com
 
Sishane Leo Kulubu Dernegi
A  y  l  ı  k   B  ü  l  t  e  n
T E M M U Z   2 0 0 0    *   Bülten No: 0001 - 01
Başkanın Mesajı Ebru HAKKUL
Bu Köşeden Selim YENER
Ebruli Ebru HAKKUL
Perspektif Gökçer BERKE
Kum Tepeleri Gökhan BERKE
7. Sayfa
Duyurular

 

B a ş k a n ı n   M e s a j ıEbru Hakkul
 
Merhaba Sevgili Arkadaşlarım,


Yeni bir döneme başlıyoruz. İçimdeki heyecanı anlatmam o kadar zor ki. 

Bu öyle bir heyecan ki, içinde bir kulübün en önemli görevinin sorumluluğunu taşıyor. 2 sene önce aranıza katıldığımda yaşadığım ilk heyecanı hatırlıyorum, sonra sekreterlik, başkan yardımcılığı ve şimdi de başkanlık heyecanı. Gün geçtikçe artıyor heyecanım hem de hiç bitmek bilmeyen bir güçle. Yaşanılması gereken bir duygu.  Hissetmelisiniz size inananların, güvenenlerin duygularını. Yanınızda sizinle beraber olan o güzel desteği. İşte size bu güç verecek bir dönem boyunca. Siz aldığınız bu güçle tüm güçleri birleştireceksiniz ve daha da büyük bir kuvvet oluşturacaksınız. Bu duygularla başlıyor benim için bu dönem ve ümid ediyorum ki bu duygularla da bitecek. 

Yeni döneme merhaba demek ve hep beraber olmak için toplanmıştık devir teslim gecemizde. Bizleri yalnız bırakmayacağına inandığımız arkadaşlarımız o gece aramızda yoklardı. Üzüldüm, üzüldük. En çok da, söz verip de gelmeyenlere üzüldük. Bizi yalnız bıraktınız. Sizsiz olmuyor, sizin varlığınız, desteğiniz gerekiyor. Hep beraber olursak eğer başarılı olabiliriz.  Bizim için çok önemli bir geceydi. Her ne kadar döneme buruk başladıysak da bundan sonra toplantılarda, aktivitelerde hep beraber olacağımızı ümid ediyoruz. O gece bizimle beraber olan herkese bir kez daha teşekkür ediyoruz.  

Bayrağı devraldık. Başarı çıtasını yukarılara taşımak zorundayız. Sorumluluklarımızın bilincinde, verdiğimiz sözlerin arkasında, hem kendimizi hem de kulübümüzü geliştirmek zorundayız. Fikirlerinize ve desteğinize her zaman ihtiyacımız var. Geçmişteki başarıları örnek alıp, hatalardan ders alarak, gelecek için daha özverili çalışıp, başarılı olmaya çalışacağız. Geçmiş dönem başkanlarımızın tecrübeleri, yeni arkadaşlarımızın enerjisi ile birleşecek. 

Arkadaşlıklarımızı pekiştirip, kurduğumuz dostlukların gücünü etrafımıza da yayacağız.   İletişimimizi de kuvvetlendirip, sesimizi daha çok insana duyuracağız. Tabi ki sizlerin sayesinde, sizlerle olacak. 

Her zaman “Ben” değil “Biz” olacağız. Başarılarımızın mutluluğu paylaştıkça artacak, başarısızlıklarımızın üzüntüsü paylaştıkça azalacak.

Yılmak yok, pes etmek yok, vazgeçmek yok. Biz şanslıyız, güçlüyüz, kuvvetliyiz. Bizden daha az şanslılara hizmet edeceğiz. Bunu onlardan esirgemeye hiç hakkımız yok. 

Kalbinizden sevgi, yüzünüzden gülümse hiç eksik olmasın.
Sevgilerimle,                                                    

2000-2001 Çalışma Dönemi Başkanı
Ebru HAKKUL

*** Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır. ***
                                                                                                 MEVLANA 

B u  K ö ş e d e nSelim Yener
Yazarımız evlilik izninde bulunduğundan bu ay köşesi yayınlanmamaktadır.

 

E b r u l iEbru Hakkul
Bu kadar kolay mı?

Dr. Paul Ruskin, öğrencilerine şu olayı okur:

      " Hasta ne konuşuyor, ne de söylenenleri anlıyor. Bazen saatlerce anlaşılmaz şeyler geveliyor. Zaman, yer ya da kişi kavramı yok. Yalnız, nasıl oluyorsa, kendi adı söylendiğinde tepki veriyor. Son altı aydır onun yanındayım, ne görünüşü için bir çaba sarf ediyor ne de bakım yapılırken yardımcı oluyor. Onu hep başkaları besliyor, yıkıyor ve giydiriyor. Dişleri yok, yiyeceklerin püre halinde verilmesi gerekiyor. Gömleği salyalarından dolayı sürekli leke içinde... Yürümüyor. Uykusu sürekli düzensiz. Gece yarısı uyanıp çığlıklarıyla herkesi uyandırıyor. Çoğu zaman mutlu ve sevecen, fakat bazen ortada bir sebep yokken sinirleniyor. Biri gelip onu yatıştırana kadar da feryat figan bağırıyor." 

     Bu olayı okuduktan sonra, Ruskin öğrencilerine böyle birinin bakımını üstlenmek isteyip istemediklerini sorar, öğrenciler bunu yapamayacaklarını söylerler. Ruskin, kendisinin bunu büyük bir zevkle yaptığını ve onların da yapması gerektiğini söyleyince öğrenciler çok şaşırırlar. Daha sonra Ruskin hastanın fotoğrafını dolaştırmaya başlar. Fotoğraftaki doktorun altı aylık kızıdır. Dr.Ruskin, Amerikan Tıp Birliği Dergisindeki makalesinde, (günümüzde çok yaşandığı gibi ) gülünç bir yanlış anlamanın insana nasıl tamamen farklı bir perspektif kazandıracağını anlatmaktadır.

     **********************************************************************

    Greater Idaho Falls Bilim Fuarı'nda, bir lise öğrencisi, yöre insanlarını hazırladığı projeyi imzalamaya davet etti. Delikanlı, "dihydrogenmonokside" adlı maddenin kullanımının tümüyle yasaklanmasını, mümkün olmadığı takdirde çok sıkı kontrolünü istiyordu.

     Maddenin zararlarını, duvarlara astığı afişle açıklıyordu:

     1- Yoğun terlemelere ve kusmalara sebep olabilir.
     2- Doğaya büyük zararlar veren asit yağmurlarının ana unsurudur.
     3- Gaz haline geçmiş hali, çok ciddi yanıklara sebep olabilir.
     4- Kazara solunması -ciğerlere dolması- ölüme yol açar.
     5- Erozyona yol açar.
     6- Otomobil frenlerinin etkinliğini azaltır.
     7- Ölümcül kanser tümörlerinin hepsinin içinde bulunmuştur.

     Bir saat içinde tam 50 bilim fuarı meraklısı insan, delikanlının kampanya açtığı standı ziyaret etti. 43 kişi, yasaklama isteğini şiddetle destekledi. 6 kişi kararsız kaldı. Sadece bir kişi yasaklanması istenen "dihydrogenmonokside" in “H2O”, yani hayatın can damarı "Su" olduğunu söyledi. Delikanlının bu projesi "Ne kadar kolay aldatılabiliyoruz" yarışmasının birincisi ilan edildi...!      
    Delikanlı "Amacım, kolayca saptırılmış, bilimsel cümleciklerle insanların nasıl yanlış koşullandırılabildiklerini gösterdi" dedi.

 

P e r s p e k t i fGökçer Berke
Sözüm Onurumdur


Merhaba sevgili arkadaşlar, yeni dönemde de bültenimizin bu sayfasından sizlere sesleneceğim.  Yeni dönemin kulübümüze yeni başarılar getireceğine inanıyorum. Eski bir üye olarak üzerime düşen görevi yerine getireceğimi bilmenizi isterim.
Kulübümüze üye olduğum 1992 yılında daha çok gençtim. (hüngür) O zamanlar pek kulüp toplantılarına katılamıyordum. Özellikle hafta sonları amatör küme futbol maçlarım oluyordu. Dersler de maçlara eklenince iyice kulüpten uzak kaldım ilk dönem. Daha sonraki senelerde yönetim kurulunda Toplantı Yönetmeni oldum. Bu benim leo yaşantımda dönüm noktasıydı. Diğer kulüplerin bir kaç toplantısına katıldığımda gördüm ki insanlar beni tanıyordu, ben onları hatırlayamadığım halde. Anladım ki toplantı yönetmenliği kişilerle iletişim kurmada oldukça etkili bir görev. Leoya daha fazla ısınmaya başladım. Diğer kulüplerden de bir kaç arkadaşım oldu. Artık futbol maçlarını, aldığım görevi yerine getirebilmek için aksatıyordum. Çünkü biliyordum ki aktivitelere ve özellikle toplantıya beni bekleyen bir başkanım ve arkadaşlarım vardı. 
İlerleyen dönemlerde daha fazla sorumluluk isteyen görevler almaktan hiç kaçınmadım. Ben aldığım görevleri ne kadar iyi yapmaya çalıştıysam, görevlerden aldığım haz ve bilgi o kadar artıyordu. Sekreterlik yaptığım dönem, şu an elinizde tuttuğunuz bültenimizin ilk tohumları atılmıştı. İlknur Demiryol Başkanımızın önderliğinde sadece bültenimizi çıkartmak için, cumartesileri de işe gidiyordum. O zamanlar bilgisayarım olmadığı için, daktilo ile yazıları hatasız yazmaya çalışıyordum. Sağdan soldan kestiğim figürleri yazılarla beraber A4 kağıda yapıştırıp fotokopi ile çoğaltıyordum. Zor ama zevkliydi. Daha sonra hele bir dergi denememiz vardı ki çok eğlenceliydi. İsim bulamamıştık dergiye ve sonuçta isimsiz basmıştık. Hâlâ bir kaç tane saklarım.
Başkan olduğumda gördüm ki başkanlık başka bir tecrübe. İyi ki başkanlık yapma fırsatını bulabilmişim. Yönetim Kurullarımızda aldığım bir sürü görevden çok daha öğretici oldu başkanlık görevi. Başkan olduğunuz zaman insanların gözünün içine bakıyorsunuz verdikleri sözleri tutsunlar, toplantılara gelsinler diye. İnsan başkan olduğunda tanıyor arkadaşlarını. Hani derler ya “Dost kötü günde belli olur” diye. Başkanlık yaparken kötü gün olduğu için değil de ihtiyacınız olduğu için arkadaşlarınızı, dostlarınızı daha iyi görüyor, tanıyorsunuz. 
Bütün leo yaşantıma dönüp baktığımda, soruyorum kendime neden bu kadar leoya bağlıyım. Görüyorum ki benim bağlılığım leodan çok aldığım görevlere. Bir sorumluluğu üstlendiğim zaman, özellikle bu sorumluluk kalabalık bir grubu da ilgilendiriyorsa, görevimi yapmak için her türlü fedakarlığı yapıyorum. Leoya fazla zaman ayırdığım konusunda yapılan eleştirilere ise katılmıyorum. Bu bir disiplin, görevi özümseme işi. Otobüste giderken, yemek yerken hatta banyo yaparken bile görevlerimle ya da yapmam gereken bir konuşma ile ilgili fikirler aklıma geliyor. Bence leoda bir çoğumuzun sorunu görevimiz ile ilgili fırsat bulduğumuzda düşünmememiz, çevremizden, işimizden öğrendiğimiz bilgileri leoya adapte etmeyişimiz. En çok ihtiyaç duyduğumuz “Sözüm onurumdur” ve “Sadakat” ilkelerini kabul edip uyguladığımız zaman, hiç bir bahane görevlerimizi yerine getirmemize mani olamayacaktır..
 
K u m   T e p e l e r iGökhan Berke
Yeni bir çalışma dönemi ve yeni heyecanlarla bir döneme giriyoruz. Başkanımızın liderliğinde arkadaşlarımızla beraber yapacağımız çalışmaları sabırsızlıkla bekliyorum. Ümit ediyorum ki yapacağımız çalışmalar doğru ve isabetli olur. Bunu başarmak için birlikte düşünmemiz ve hareket etmemiz yeterli olacaktır.
Benim bu dönemden beklediğim en önemli unsur kulüp içindeki arkadaşlık bağlarının kuvvetlenmesi ve bir bütün olmamız. Kulüp olarak daha güçlü olabilmemiz kenetlenmemize bağlıdır. Kulüp içi sorunlarına dönmeliyiz ve bunları gidermek için çeşitli formüller üretmeliyiz. Bence artık şişen balonun içini doldurma vakti gelmiştir. Kulüp gerçeklerini görüp, doğru hamleler yapmalıyız.
Bu sene aldığım görevi en iyi şekilde yerine getirmeye çalışacağım ve görevlerim arasında kulüp içi arkadaşlığı kuvvetlendirmeye katkı sağlamakta var. Umarım dönem sonunda başarıyı birlikte paylaşırız. Başarılar paylaştıkça çoğalır. Tıpkı mutluluk gibi…


Paranın Öbür Yüzü


Yaşadığımız yaşam ne kadar gerçek hiç düşündünüz mü? Biz insanoğlu her zaman belli şeylerin peşinde koştuk ve yakalamaya çalıştığımız en önemli şey ise her zaman para oldu. Para niçin bu kadar önemli oldu bizim için? Niçin mutluluğun iksirini para olarak gördük ve paraya niçin bu kadar göbekten bağlandık? Bu soruların yanıtları ise; yaşamak için, daha iyi yaşamak için, çok iyi yaşamak için, çok çok daha…; bu soruların cevapları insan gereksinmelerinin bitmek bilmediği her zaman bir yenisiyle karşılaşılır bir düzende yaşıyoruz. İnsan hep daha fazlasını istiyor hayattan. Bu yüzden de hiç bir zaman mutluluğu yakalayamıyoruz. İnsan isteklerinin sınırsız olduğunun farkına varabilse ve bunu benliğine işleyebilse mutluluğu kazanabilir. İnsanoğlu bunun tam tersine isteklerini bitirmiş ve daha fazlası içinde paraya tapmaya başlıyor. Artık o insan için para araç değil sadece amaç haline geliyor. Günümüzde ise paranın her kapıyı açtığı düşünülecek olursa gücün ikinci adı sizce nedir?
Öyle bir düzen içindeyiz ki; özellikle Türk halkı olarak, kalbimizin çarpmasını önce Allah’a sonra da paramıza borçluyuz ne yazık ki. Sağlam ve gerçek değerler üzerine kurulu bir yaşamı bence her insan hak ediyor çünkü insani değerler bunu gerektiriyor. Var olma sebebimiz ile örtüşmeyen yaşam kuralları belki de zannettiğimiz asıl var olma sebebimizdir.
Böylesine suni bir kavram bir çok insani değer ve duyguları da harmanlıyor. Hayatımızın bu kadar gelip geçen bir kavrama dayalı olması hayatımızda ne kadar gelip geçici gerçeklikte olduğunu bize en açık yönüyle gösteriyor…

Leo Sevgi ve Saygılarımla…
 

7. S a y f a
  Toplantı Programı 

- Açılış. 
- Türk Bayrağına Saygı Duruşu ve Leo Genel Kuralının Tekrarı. 
- Konukların Tanıtılması. 
- Sekreter ve Saymana Söz Verilmesi. 
- Başkandan Duyurular. 
- Yemek Arası. 
- Konuk Konuşmacı 
- Komite Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyelerine Söz Verilmesi. 
- Advisor’a Söz Verilmesi. 
- Üye ve Konuklara Söz Verilmesi. 
- Kapanış. 

  Hatırlatmalar 



- Toplantılarımıza getireceğiniz konuklarımıza kulüp toplantılarımızda sigara içilmediğini hatırlatmanız rica olunur. 

  Bülten Komitesi’nden Duyurular 



- Bülten komitesine döküman ulaştırılması için belirlenen zamanlamalara özen gösterilmesi gerektiğini önemle hatırlatırız.
 
D u y u r u l a r 

Güncelliği kalmadığı için bu ay bültenimizde Duyurular köşesi yeralmamaktadır.

(C) Temmuz 2000 - Şişhane Leo Kulübü Derneği / Yayınlar Komitesi